Top

Tedavide Geç Kalmak Anne-Baba Olma Şansını Azaltabiliyor

Çiftlerde bir yıllık korunmasız düzenli cinsel ilişkiye rağmen gebelik oluşmaması durumu infertilite (kısırlık) olarak değerlendiriliyor. Hemen hemen her evli çift normal yollardan çocuk sahibi olmak istese de bu konuda herkes aynı şansı elde edemeyebiliyor.

İnfertilite (kısırlık) sorununun başlıca genetik, çevresel ve bilinmeyen faktörler olmak üzere hem kadını hem de erkeği etkileyen birçok nedeni bulunuyor. Çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin yüzde 80-90’ında bir yılın sonunda normal yollardan gebelik oluşmasına rağmen yüzde 10-15’lik grupta ise ek tedavilere ihtiyaç duyuluyor.

Bazı hastalarda sebep bilinmiyor

İnfertilitenin yüzde 37’si kadına ait, yüzde 8’i erkeğe ait nedenlerden, yüzde 35’i ise hem kadın hem de erkeğe ait nedenlerden kaynaklanıyor. Yaklaşık yüzde 20’lik bir grupta ise ‘Açıklanamayan İnfertilite’ olarak tanımlanan nedensiz, yani sebebi bilinmeyen kısırlık durumu yaşanıyor.

Uzman kontrolü gerekiyor

Kadınlarda görülen infertilitede en sık rastlanan nedenlerin başında düzensiz regl periyodları, tüplerde tıkanıklık, üreme organlarında enfeksiyon, çikolata kisti, yumurtlama bozuklukları, polikistik over sendromu, erken menopoz ve geçmişte kanser tedavisi görmüş olmak geliyor. Ayrıca 40 yaş üzeri kadınların ve düzenli cinsel ilişkiye rağmen 35 yaş altı kadınların 1 yıl içerisinde, 35 yaş üstü kadınların ise 6 ay içerisinde gebe kalamamaları halinde mutlaka bir jinekoloji uzmanı tarafından değerlendirilmeleri öneriliyor. Erkelerin ise daha önceden bilinen sperm sorunları, testis-prostat ya da cinsel problemleri, kanser tedavisi geçmişi, yumurtalıkların küçük ya da şişmiş olması veya ailede infertilite öyküsü varsa bir üroloji uzmanına başvurmaları öneriliyor.

Temel testler isteniyor

İnfertil çiftlerden kadınlarda jinekolojik muayenenin âdetin 2. veya 3. günü yapılarak yumurtalıklar ile rahmin değerlendirilmesi gerekiyor. Ayrıca eş zamanlı olarak kandan hormon testleri ile yumurta rezervlerine de bakılıyor. Adet bitiminde ise HSG (rahim filmi) çekilerek, rahmin iç duvar yapısı, şekli, tüplerin durumu, tüplerde şişlik olup olmadığı inceleniyor. Erkekte ise 3-4 günlük cinsel perhiz sonrasında verilen semen analizi (spermiyogram) değerlendiriliyor. Bu testte sperm sayısı, hareketliliği, şekli ve yapısı mercek altına alınıyor. Bunların dışında, bir grup hastadan ise daha ileri testler de istenebiliyor. Elde edilecek sonuçlara göre ise günümüzde en sık tercih edilen yardımcı üreme tekniklerinin başında gelen tüp bebek tedavisi gündeme gelebiliyor.

Tedavide geç kalmamak gerekiyor

Çocuk sahibi olmakta sorun yaşayan çiftlerin zaman kaybetmeden uzman bir hekime başvurarak altta yatan nedenin araştırılması ve tedaviye başlanması, anne-baba olma hayalinin gerçekleşmesini sağlamada önemli bir etken oluyor. Tüp bebek tedavisinde hedeflenen asıl amaç ilk denemede gebeliği yakalamak olsa da bazen bu durum hemen gerçekleşmeyebiliyor. 35 yaş altındaki kadınlarda ilk tüp bebek tedavisi ile hamile kalma şansı yüzde 54,8 (dondurulmuş embriyo transferleri de dahil) iken bu şans 41-42 yaşındaki kadınlarda yüzde 14,9’dan az oluyor. Ancak yeni tüp bebek denemeleri ile gebelik şansı göreceli artarak devam ettiğinden, 3. tüp bebek denemesi sonrasında özellikle genç çiftlerin yaklaşık yüzde 80’i gebe kalabiliyor.

  • 24.05.2022
  • 1020

@2022 Tüm hakları saklıdır. Web sitemizi ziyaret ettiğinizde sitemizde yer alan kullanım koşullarını incelemiş sayılırsınız.

www.medlinetupbebek.com